Arşiv

Archive for the ‘Uzay’ Category

Neden dünya yuvarlaktır?

Nisan 20, 2008 Hasan Gürsoy Yorumlar kapalı

Bu soruya verilelecek ilk yanıt, “Dünya gerçekten yuvarlak mıdır?” olabilir. Bunun cevabı da hayırdır. Yani en azından kusursuz bir yuvarlak değildir. Ancak ortalama bir kübe oranla kesinlikle yuvarlaktır. Size aktarabileceklerimiz “Nova” da gördüklerimizden ibaret olacaktır. Bunun temelde, merkezi bir güç olan yerçekimi ile ilgili olduğu söylenebilir. Bunun anlamı da, yerçekimi herşeyi düz bir çizgi boyunca biraraya doğru çekiyor demektir. Çekilen nesnelerden birisi ne kadar büyük ve kütlesel olursa, o kadar güçlü bir şekilde çekilir. Dünya oluşma aşamasında, patlamış olan bir güneşten (bir süpernova) arta kalan büyük bir toz topundan başka bir şey değildi. Yerçekimi, maddenin büyük bir bölümünün yoğunlaşarak büyük bir ateş topuna (bizim güneşimiz) dönüşmesine neden olmuştu. Ancak bazı parçacıklar çok uzaklara savrulmuştu ki, güneşin değil gezegenlerin toz parçacıklarını bir araya çeken daha güçlü çekim güçlerine kapıldılar, ve böylelikle, hep birlikte başka bir topa dönüştüler. Çarkıfelek üzerine yerleştirilen bir kartona, hızla dönerken boya fışkırttığınızda, bu dönme hareketi boya damlacıklarını merkezden kaçırır (bu süpernovanın patlaması gibidir). Damlacıklar, merkezden açığa doğru ilginç bir yol izleyerek ilerler ve bir yerde dururlar. Bu durma, dönme gücünün, boyayı kartona yapıştıran (yerçekimi gibi) güce eşit ve karşıt olduğu zaman gerçekleşir. Eğer boyayı kartona yapıştıran güç bu kadar kuvvetli olmasaydı, damlacıklar giderek daha büyük hale geleceklerdi, ve tabi gezegenler de.

Ozon tabakası, güneşin zararlı ışınlarını nasıl engeller?

Şubat 25, 2008 Hasan Gürsoy Yorumlar kapalı

Ozon (O3) gazı, oksijen gazının yine oksijen atomları ile girdiği bir reaksiyon sonucunda oluşur. Bu gaz, yeryüzünden yaklaşık 15 km. yüksekte bulunan stratosferin önemli bir bileşenidir.
Güneşin düşük dalga boylu ve yüksek dalga boylu mor ötesi (UV) ışınları, biyolojik evrim sürecinde maruz kalınmadığı için, çoğu organizma için oldukça zararlıdır. Biyologlar, canlı organizmaların dünya üzerinde görülmeye başlamasının, ozon tabakasının oluşumunun tamamlanmasıyla birlikte (yaklaşık 600 milyon yıl önce) ortaya çıktığını savunmaktadır. Bu nedenle de, canlılar, güneşin bu dalga boylarındaki ışınlarına evrim süreci boyunca maruz kalmamışlardır. Neyse ki, güneşin bu zararlı ışınlarının bir kısmı atmosferin yüksek tabakalarındaki O2 tarafından, bir kısmı da stratosferde bulunan ozon tabakası tarafından soğurulur.
Kloroflorokarbon (CFC:CloroFloroCarbon) gazları, stratosferde bulunan ozon tabakasının bozunmasında katalizör (hızlandırıcı) görevi görürler. Ozonun doğal olarak oluşma hızı, bozunma hızını dengeleyemez. Bu nedenle de, ozon tabakası incelir ve yoğun CFC birikimi bulunan noktalarda delinir.

Günümüzde dünyamızın çevresini saran bu tabaka, atmosfere salınan zararlı gazlardan dolayı hasar görmüş ve günry kutbu üzerinde (Antraktika) büyük çapta bir delik açılmıştır ve büyümeye devam etmektedir. Bu olayı önlemek için bir dizi önlem alınmıştır. Bizim önlemimiz ise şu an görüntülediğiniz sayfanın koyu renkte olması. Böylece monitörünüzün renkleri üretmek için harcadığı enerjiyi en aza indirdik. Siz de büyümeye engel olmak için üzerinde RoHS Compliant simgesi ve yazısı olan elektronik ürünlerden satın almaya dikkat edin.

Ozone hole

Neden uzay karanlıktır?

Temmuz 27, 2007 Hasan Gürsoy 3 yorum

Bunun nedeni uzay’da hava olmamasıdır. Dünyamızdaki hava sayesinde biz, güneşi doğrudan görmeyen yerlerde de aydınlanabiliyoruz. Fakat uzayda ışığı kırıcı hiçbir madde olmadığı için etraf kapkaranlıktır. Ama mesela bir telekomunikasyon uydusu düşünün, onlar güneşi doğrudan görür, aydınlıktır ve enerjilerini bu sayede üretirler. Dünyanın arkasına saklandıklarında ise hiçbir ışık göremedikleri için depoladıkları enerjilerini kullanırlar.

01-hubble-blue-galaxy.jpg

Categories: Doğa, Neden, Teknik Bilgi, Uzay, x2's

Neden Ay’ın hep aynı yüzünü görürüz?

Haziran 12, 2007 Hasan Gürsoy 4 yorum
  • Ay’ın hep aynı yüzünü görmemizin nedeni kendi ekseni etrafında dönüş süresi ile dünya etrafında dönüş süresinin aynı olmasıdır.
  • Ay kendi çevresinde şu anki hızıyla dönmeseydi de saniyede 0 – 400 metre hızları arasındaki sonsuz seçenekten birine sahip olsaydı görünen yüzü sabit olamazdı. Saniyede 0,5 mm lik hız farkı bile olsaydı şu anki durumu değiştirmeye yeterdi.
  • Ay’ın kütlesi eşit dağılmamıştır. Ay’ı iki parçaya bölün. Bize dönük olan parçanın tam ortasında 60km kalınlığında ağır bir kütle bulunur. Eğer ayın bütün kütlesi homojen dağılsaydı farklı farklı yüzlerini görebilecektik ama bir yüzü diğer yüzüne göre daha ağır olduğu için dünyanın çekimi homojen olmayan ay üzerinde şu anda olan etkiyi yapıyor. Aslında tamamen hacı yatmaz mantığı. Ağır olan taraf yerçekimine dönük kalmak istiyor. Bu garip kütle ayın hacminin %10′unun oluşturuyor. Dünya’nın katı cekirdeği işe dünyanın %1′ini oluşturuyor.

  • Büyük gezegenin sahip olduğu kütle küçük gezegenin kinetik enerjisini azaltarak dönme hızını yavaşlatır.

    Ay Moon

Categories: Mantık, Neden, Teknik Bilgi, Uzay

Neden ayı bazen gündüz de görürüz?

Haziran 8, 2007 Hasan Gürsoy 1 yorum

Ay sadece gece görülebilir diye bir şey yok. Gündüzleri de periyoduna bağlı olarak ay da tepemizde, bütün yıldızlar da. Ama güneşin atmosferimizde yansıyan ışınları onları görmemize mani oluyor. Atmosferimiz olmasaydı gökyüzü gündüzleri de karanlık olacak, güneşle birlikte yıldızları da görebilecektik.
Ay dünyamıza çok yakın olduğundan gökyüzünde görüntü olarak yıldızlardan çok büyük görünür. Eğer konumuna göre güneşten iyi ışık alabilirse gündüzleri de gökyüzünde rahatlıkla görünebilir. Ayın yüzeyi bir asfalt yol yüzeyi gibi yansıtıcıdır. Koyu renktedir ama tam siyah da değildir. Biz gökyüzünde aya baktığımızda sadece onun güneşten yansıttığı ışığı görüyoruz. Güneş kadar ışık saçmıyor ama yine de gökyüzündeki en parlak yıldızdan 100.000 kat daha fazla ışık yansıtabiliyor.
Gündüz havanın aydınlığı yıldızların parıltısını yok eder. Aslında parlak yıldızların olduğu bölgede gökyüzünün parlaklığı da biraz daha farklıdır ama bu farkı pek algılayanlayız. Ama ayın olduğu bölgede ışık yeterli ise geceki gibi çok parlak olmasa da onu görebiliriz. Hatta hava şartlarının olumlu olduğu durumlarda hava aydınlıkken Venüs gezegenini bile görebiliriz.
Güneşi büyük bir ampul, ayı da büyük bir ayna olarak düşünebiliriz. Bazı durumlarda ampulün ışığını doğrudan görmesek bile, aynanın yansıttığı ışığını görebiliriz. Bu, geceleri olan durumdur. Güneşi göremeyiz, çünkü dünyamız ondan gelen ışığı bloke etmiştir. Ayı, yani aynadan yansıyan ışığını görebiliriz. Ampulü de, aynayı da birlikte gördüğümüz durum ise ayın gündüz görünme durumudur.
Genellikle ‘ayın karanlık yüzü’ diye kullanılan deyiş şekli yanlıştır. Doğrusunun ‘ayın arka yüzü’ olması gerekir. Ayın dünyamız etrafındaki dönüş süresi ile kendi etrafındaki dönüş süresi hemen hemen aynı olduğundan, biz ayın hep bir yüzünü görürüz ama ay dünya ile güneş arasındayken bize bakan yüzü karanlık, güneşe bakan arka yüzü aydınlıktır.

Full Moon Large

Categories: Neden, Teknik Bilgi, Uzay

Neden yıldızlar yanıp söner?

Haziran 3, 2007 Hasan Gürsoy Yorumlar kapalı

Geceleri gökyüzünde gördüğümüz yıldızların birçoğu bizim güneşimizden de büyüktürler ama o kadar uzaktadırlar ki, ancak birer nokta olarak gözükürler. Gezegenlerin yıldızlardan farkları, güneş sistemimiz içinde bizimle beraber güneşin etrafında dönüyor olmalarıdır. Bu nedenle çok uzak olan yıldızlar gökyüzünde ’sabit’ dururken, gezegenler sürekli yer değiştirirler. Bu gezegenler güneşe yakınlık sırası ile Merkür, Venüs, dünyamız, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüto’dur.Güneş sistemimizde bile mesafeler o kadar büyüktür ki, dünyamıza 8 dakikada gelen güneş ışığı, Neptün’e ancak 4 saatte ulaşır. Zaten güneş sistemimizde bulunmalarına rağmen Neptün ve Plüto teleskop kullanmadan dünyamızdan görülemezler. Güneş Neptün’e o kadar uzaktır ki, bu gezegenden bakıldığında görünümü parlak bir yıldızdan farksızdır. Güneş ışıklarının dünyamıza gelmek için 8 dakikada aldığı bu yolu, saatte 1000 kilometre hızla giden modern bir jet uçağı ancak 17 yıl civarında gidebilirdi.
Güneş sistemimizin dışındaki mesafeler ise inanılmaz. Örneğin, Andromeda galaksisinin ışığı dünyaya 2.2 milyon yılda ulaşmaktadır. Yani biz bu galaksiyi bu kadar yıl evvelki hali ile görüyoruz. Şimdi ne yapıyorlar acaba?
Aysız berrak bir gecede gökyüzünde gözle görülebilen yıldız sayısı 7000′dir. Küçük bir teleskopla 25 milyon yıldız görülebilir. Ama örneğin ABD’deki Mount Palomar gözlem evindeki teleskopla tüm gökyüzü taranabilse 2 milyar yıldız görülebilir. Halbuki sadece Samanyolu galaksisinde 100 milyar yıldız olduğu tahmin edilmektedir.Yıldızların göz kırpıyormuş gibi ışıklarının kırpışmasının sebebi, çok uzaktan geliyor olmaları ve atmosferimizdir. Yeryüzünde nispeten ılınan hava devamlı olarak yükselme meylindedir. Bu durum gece de devam eder. Yıldızların zayıf ışıkları bu yükselen hava dalgası içinde kırılırlar. Bazen gözümüze tam olarak ulaşamazlar, yani kesik kesik gelirler.
Bu evimizdeki sıcak radyatörün veya bir ateşin ya da yazın çok sıcak yolların üzerindeki yükselen havanın arkasındaki şekillerin görüntüsünü dalgalandırmasına benzer. Gerçi görülebilir gezegenlerden gelen ışıklar da yükselen hava dalgaları ile kırılır ama onların ışıkları daha güçlü olduklarından gözümüze ulaşmada kesinti olmaz ve göz kırpmazlar.

 

Galaxy Stars

 

Categories: Doğa, Neden, Uzay, İnsanoğlu