Mutasyonları sadece zararlı mutasyonlar olarak düşünmemek gerekir. Organizmanın sonradan kalıtımına yerleşen gelişmiş bir özellik de bir mutasyondur. Mutasyonlar, yeni nesile ait bazı karakterlerde varyasyonların görülmesini olanaklı hale getirir. Mutasyonlar sayesinde, her yeni jenerasyonda birkaç birey, diğerlerinden farklı özellikler gösterebilir ve nesil bu şekilde kendini yenilemiş ve güçlendirmiş olur.

kanatlı kedi

kanatlı kedi

Örneğin çitaları ele alalım. Bir sonraki jenerasyona ait birkaç birey diğerlerinden daha hızlı koşacak ve belki daha fazla uykuya ihtiyaç duyacaktır. Yine birkaç birey, diğerlerinden daha yavaş koşabilecek ancak açlığa daha uzun süre dayanıklı olacaktır. Diğer bireyler ise, ebeveynlerinden aldıkları özellikleri aynen gösteren ortalama bireyler olacaktır. İşte bu noktada, doğanın normal döngüleri işlemeye başlayacak ve hayatta en başarılı şekilde kalabilen bireyler doğal seçilime uğrayacaktır. Bunun bir diğer anlamı da şudur; başarısız veya yetersiz olan bireyler ya birer birer ölerek populasyondan silinecek, ya da yavrulama şansları olmadığı için karakter özelliklerini gelecek nesillere aktaramayacaklardır. Bu sayede de, zayıf karakterler populasyonun genelinden silinecek ve daha üstün karakterler baskın hale geçmeye başlayacaktır. Ancak hayatta kalabilme şansının arttırılması, sadece üstün karakterler geliştirebilmek ile mümkün değildir. Aynı zamanda, değişen çevre şartlarına uyum gösterebilme yeteneği de oldukça önemlidir.
Evrim, çoğunlukla türlerin iyileşmesi ve gelişmesi yönünde işler. Evrimin en önemli iki bileşeni de mutasyonlar ve doğa tarafından gerçekleştirilen seçilimdir.
Mutasyonlar, DNA’nın kodlanmasında meydana gelen değişikliklerdir. Bu değişiklikler bazen hücrenin normal işleyişi esnasında gerçekleşebilirken, bazen de bir takım dış faktörlerin etkisi altında gerçekleşebilir. X-ışınları ve birtakım kimyasal maddeler, bu dış faktörlerin arasında sayılabilir.

Deniz Candaş