Giysilerinizi evde çamaşır makinesinde yıkarken kirleri çözen madde sudur. Ancak örneğin yünlü kumaşlarda olduğu gibi, birçok kumaş türünde su etkili olamayabilir.
Kuru temizlemede suyun yerine bir petrol ürünü kullanılır. İnsanlarda ıslaklık, suyla temas anlamında algılandığından bu işleme kuru temizleme denilmektedir. Aslında olay kuru ortamda yapılmamaktadır…
Son Yazılar »
Türkiye’deki telefon şehir kodları listesine bakarsanız, birbirine komşu şehirlerin kodlarının çok farklı, kod numaraları yakın olan şehirlerin ise birbirlerinden çok uzak olduklarını görürsünüz.

tarihi telefon
Bunun nedeni, kod sisteminin tuşlu telefonlar yaygınlaşmadan önce kadranlı telefonlara göre kurulmuş olmasıdır.
Kadranlı telefonlarda 9′u çevirmek için, hizasındaki deliğe parmağınızı sokup, sonuna kadar kadranı çevirmeniz ve bırakmanız gerekiyordu. Kadran da otomatik olarak geri dönerek eski konumuna geliyor ve bir tek numara çevirme işlemi tamamlanıyordu.
Bu işlemde 1′i çevirmek 9′u çevirmekten, 212′yi çevirmek 989′u çevirmekten çok daha kısa bir sürede gerçekleşiyor ve santraller daha az meşgul oluyorlardı. Şüphesiz bugünkü tuşlu telefonlar çok hızlı çalıştıklarından, numaraları aramak bakımından bir zaman farkı yok.
Bu nedenle, 212 gibi kısa süre tutan kod numaraları ülkenin en büyük, en çok telefon kullanılan şehirlerine verilmiştir. Örneğin, NewYork ve İstanbul’un kod numaraları aynı, yani 212 iken, Chicago ve Ankara’nın da 312′dir.
Bu sisteme göre bugün Türkiye’de üçüncü en kısa kod 222 ile Eskişehir iken, en uzun süren kod ise 488 ile Batman’dır.
Zamanla şehirler çok büyüyünce, onları kısımlara bölüp, yeni kod numaraları vermek ihtiyacı doğdu. Yeniler eskilerle karışmasın diye farklı numaralar verildi. Örneğin kodu 212 olan New York ikiye bölününce, ikinci kısma 718 kodu verildi. Bizde ise buna pek dikkat edilmedi, ben 212 mi Avrupa yakasıydı, yoksa 216 mı, hala karıştırırım.
Bir karıncayı alın, suyun içine batırın, saatlerce tutun ölmez. Sudan çıkardığınızda ölü gibi görünür ama birkaç saat içinde kendine gelir. Biz insanlar böyle suya batırılsak, nefes alamadığımız için oksijensizlikten ölürüz ama su karıncaların çok ince olan nefes tüplerinden içeri giremez. Karbondioksitten narkoz yemiş gibi olurlar. Tabii ki bu süre çok uzarsa onlar da ölürler ama dayanma süreleri inanılmazdır.

kraliçe karınca
Ne var ki, karıncalar yağmur ve seller altında bu şekilde nefeslerini tutarak mücadele vermiyorlar. Yağmuru hissedince yuvalarına giriyorlar ve giriş yollarını tıkıyorlar. Ateş karıncası denilen bir türünde ise karıncalar birbirlerine tutunarak sel sularının üstünde yüzüyorlar. Bir yerde karaya vurup çıkıyorlar. Tabii kraliçe karınca ortada, yüksekte ve mümkün olduğunca kuru tutuluyor.
Karınca yuvaları inşaat tekniği olarak örnektirler. Yuvanın girişine bağlı ve buradaki suyu alıp başka tarafa verebilen birçok tünel daha inşa ederler. Bazıları ise yuvalarının üstünü öyle sağlam kapatırlar ki, sel sularının bir evin çatısının üstünden aşması gibi geçip giderler.
Yine de bir aksilik olur, yuva su ile dolarsa, karıncalar çöp ve yaprak parçalarına veya yukarıda belirtildiği gibi birbirlerine tutunup yüzebilirler. Çok şiddetli yağmurdan sonra oluşan çamur tünellerini kapattığı zaman ise yuvalarını yeniden inşa etmek zorunda kalırlar.
Gündelik hayatta artık yaygın olarak kullanılan mikrodalga fırınların kapaklarında kaçak yapmamaları, insanlara zarar vermemeleri için özel tedbirler alınır. Ancak bir mikrodalga fırınına girmiş karıncaya, fırın çalıştığı sürece bir zarar gelmeyeceğini biliyor muydunuz?
Mikrodalga fırınlarında ışın yoğunluğu bir noktaya göre ayarlıdır. Bu nokta hemen hemen fırının ortasıdır. Bu nedenle yiyecek, her tarafı eşit pissin diye ortada dönen bir tabla üzerine konulur. Karıncalar fırında ışınların daha az yoğun olduğu bölgeleri hissederler. Zaten sıcak bölgelere girseler de, vücut yüzey alanlarının hacimlerine oranla yüksek olması nedeni ile ılık bölgeyi bulana kadar kendilerine zarar gelmez.
Bu yazımda sizlere Türk.net ile başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Normalde alan adı kayıt firmanızdan alan adı transfer kilidini açıp transfer kodunu aldıktan sonra dünyanın istediğiniz bir yerinden domaini transfer edebilirsiniz. Fakat türk.net’te bu bilgisiz yetkililer tarafından şu şekilde anlatılıyor: “Transfer edeceğiniz firmadan bize istek gelmesi gerek…” Bu gayet saçma ve mantığa aykırı bir prosedür çünkü sizde auth (Authorization Code) kodu olmadan başka bir firmadan herhangi bir domain transfer işlemi gerçekleştiremezsiniz.
Öncelikle belirtmek isterim ki bu benim için hiç zahmetsizce olmadı ve çok pahalıya patladı. 07.11.2009′da transfer işlemlerini başlattığımda bana e-destek panelinden bunun için kayıt açmam gerektiği belirtildi. Bunu yapmam gerekti çünki yönetim panelinde sadece domaini onlara transfer etmenize yarayan sayfalar var onlardan dışarı transfer gerçekleştirebileceğiniz veya domain kilidinizi açabileceğiniz bir sayfa yok.
Destek talebini açtıktan sonra hızlı bir şekilde cevap veriledi ve şirket tarafından oyalandım. Destek iletileri aşağıdadır. Türk.net çağrı merkezinde bununla ilgilenebilecek bir personel yoktu açıkçası. İlk başlarda kimi aradıysam cevabı karşı tarafın transfer isteği başlatması gerektiği şeklindeki yanıtlardı. Destek talebi düzeyden düzeye atladı fakat tam 19.30′a mesai bitimine doğru cevaplandı. O zaman aradığımda da Hakan Bilginer adlı kişiye ulaşamadım. Telefonlarda iki-üç deva hizmetlerinden memnun olmadığımı ve bir daha onlarla çalışmak istediğimi belirttim. Umurlarında olmadı. En sonunda 0212 355 17 17′den sanırım daha yetkili birine ulaştım. Burada sorduğum daha nce şirket ömründe böyle bir işlem gerçekleştirilmedi mi soruma gerçekleştirildi yanıtı verildi fakar kime diye sorduğumda nedense akıllarına gelmedi.
Altıncı günün ortalarında sonunda auth kodumu e-postama gönderebildim binbir uğraş ve 180 kontörlük masrafla. Dünyada görülmemiş bir prosedür izleyerek ne yapmaya çalıştıklarını anlayamadım fakat aynı şey başınıza gelirse bilin ki alan adınızın transferi için gereken bu kodu almak sizden başka kimsenin hakkı değildir ve başka kimse de bu işlemi domain kilidi aktifken yapamaz. Siz siz olun işinizi bilgisiz insanların ellerine bırakmayın.
| innovacube.com alan adını transfer edebilmem için gereken Registrar onay anahtarı (Registrar’s authorization key)’nı talep ediyorum. | ||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||||||
- M. Ö. 2000….. Al bu otu ye.
- M. S. 1000…… O ot kötü, gel bu duayı oku.
- M. S. 1250…… O dua batıl inanç, al bu iksiri iç.
- M. S. 1500…… O iksirin ne faydası var, al bu hapı yut.
- M. S. 1750…… O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç.
- M. S. 2000…… O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye.

Domuz gribi belirtileri
Domuz gribi belirtileri:
- Titreme, ateş
- Baş ağrısı
- Burun tıkanıklığı veya burun akıntısı
- Boğaz ağrısı
- Öksürük
- Vücut ağrıları veya letarji
- İştahsızlık, mide bulantısı veya kusma
- İshal
Domuz giri belirtileri mevsimsel grip belirtilerine çok benzer. Eğer kendinizi hasta hissediyorsanız işe veya okula gitmek yerine evde kalın. Çünkü virüs bulaşmış bir kişi belirtiler baş göstermeden 24 saat öncesinde ve hastalık geçtikten 7 gün sonrasına kadar virüsü başkalarına bulaştırabilir. Eğer domuz gribi belirtileriniz varsa ve kendinizi hasta hissediyorsanız mutlaka doktorunuza gitmeden, telefon ile danışıp nasıl korunmanız gerektiği hakkında bilgi edinin.





