Türk.net’ten nasıl domain transfer edilir?

Kasım 12, 2009 Hasan Gürsoy Yorum yapın

Bu yazımda sizlere Türk.net ile başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Normalde alan adı kayıt firmanızdan alan adı transfer kilidini açıp transfer kodunu aldıktan sonra dünyanın istediğiniz bir yerinden domaini transfer edebilirsiniz. Fakat türk.net’te bu bilgisiz yetkililer tarafından şu şekilde anlatılıyor: “Transfer edeceğiniz firmadan bize istek gelmesi gerek…” Bu gayet saçma ve mantığa aykırı bir prosedür çünkü sizde auth (Authorization Code) kodu olmadan başka bir firmadan herhangi bir domain transfer işlemi gerçekleştiremezsiniz.

Öncelikle belirtmek isterim ki bu benim için hiç zahmetsizce olmadı ve çok pahalıya patladı. 07.11.2009′da transfer işlemlerini başlattığımda bana e-destek panelinden bunun için kayıt açmam gerektiği belirtildi. Bunu yapmam gerekti çünki yönetim panelinde sadece domaini onlara transfer etmenize yarayan sayfalar var onlardan dışarı transfer gerçekleştirebileceğiniz veya domain kilidinizi açabileceğiniz bir sayfa yok.

Destek talebini açtıktan sonra hızlı bir şekilde cevap veriledi ve şirket tarafından oyalandım. Destek iletileri aşağıdadır. Türk.net çağrı merkezinde bununla ilgilenebilecek bir personel yoktu açıkçası. İlk başlarda kimi aradıysam cevabı karşı tarafın transfer isteği başlatması gerektiği şeklindeki yanıtlardı. Destek talebi düzeyden düzeye atladı fakat tam 19.30′a mesai bitimine doğru cevaplandı. O zaman aradığımda da Hakan Bilginer adlı kişiye ulaşamadım. Telefonlarda iki-üç deva hizmetlerinden memnun olmadığımı ve bir daha onlarla çalışmak istediğimi belirttim. Umurlarında olmadı. En sonunda 0212 355 17 17′den sanırım daha yetkili birine ulaştım. Burada sorduğum daha nce şirket ömründe böyle bir işlem gerçekleştirilmedi mi soruma gerçekleştirildi yanıtı verildi fakar kime diye sorduğumda nedense akıllarına gelmedi.

Altıncı günün ortalarında sonunda auth kodumu e-postama gönderebildim binbir uğraş ve 180 kontörlük masrafla. Dünyada görülmemiş bir prosedür izleyerek ne yapmaya çalıştıklarını anlayamadım fakat aynı şey başınıza gelirse bilin ki alan adınızın transferi için gereken bu kodu almak sizden başka kimsenin hakkı değildir ve başka kimse de bu işlemi domain kilidi aktifken yapamaz. Siz siz olun işinizi bilgisiz insanların ellerine bırakmayın.

innovacube.com alan adını transfer edebilmem için gereken Registrar onay anahtarı (Registrar’s authorization key)’nı talep ediyorum.
Tarih Ekleyen Açıklama
12.11.2009 13:15:07 M-admin Bu prosedür şirket sırrı değilse buraya yazmanızı rica ediyorum… Amacınızın ne olduğunu bilmiyorum ama zararlı çıkacak olan sizlersiniz.
12.11.2009 11:40:10 kerem Transfer edilicek firma bizi arayarak transfer prosedürü bilgisi alacakalr.
11.11.2009 19:45:08 M-admin Müşteriye konu hakkında ne bir detay verilmekte ne de gerekli adımlar, yapılması gerekenler açıklanmakta. Transfer edeceğim firma ile ne alakası var bu işlemin. Bu domainin yetkilisi benim. Domaini transfer etmek istiyorum. IHS’de bu sadece tuşla yapılabiliyor. Sizde neden müşteriler bir haftasını harcamak zorunda anlayamıyorum!
11.11.2009 19:26:01 M-admin Ben innovacube.com alan adını Turhost’a transfer etmek istiyorum ve bunun için gerekli auth kodunu istiyorum. Orada kayıt yapabilmem için bana sadece bu kodu vermeniz ve domain transfer kilidini açmanız gerek bu kadar basit..?
11.11.2009 19:24:35 M-admin Pardon ama transfer başvurusu ne şekilde başlatılması gerekiyor???
11.11.2009 19:18:55 hakanb STATU DEGISTI. İkinci Düzey Destekte -> Müşteride Beklemede
11.11.2009 19:16:29 hakanb bu alan adıyla ilgili transfer başvurusu henüz bize ulaşmamış görünüyor. Transfer isteğini başlatan taraftan bu işlemin düzgün başlatılıp başlatılmadığını teyit edebilir misiniz?
11.11.2009 16:43:10 tarkan USTLENILDI. Hakan Bilginer
11.11.2009 15:18:07 M-admin Hizmetlerinizden hiçbir şekilde memnun değilim. Bir daha bedavaya bile verseniz sizinle ömrümde iş yapmam ve hiçbir müşterim için de sizden ne hosting ne de alan adı alırım. Basit bir kod alabilmek için 10TL telefon faturası ve 2 günümü harcadınız! Ve hala elimde bir kod yok! Çağrı merkezinizde isteğime cevap verebilecek bir yetkili yok!
Categories: Neden Etiketler:, , , ,

Tıp tarihi nereden nereye…

Kasım 11, 2009 Hasan Gürsoy Yorum yapın
  • M. Ö. 2000….. Al bu otu ye.
  • M. S. 1000…… O ot kötü, gel bu duayı oku.
  • M. S. 1250…… O dua batıl inanç, al bu iksiri iç.
  • M. S. 1500…… O iksirin ne faydası var, al bu hapı yut.
  • M. S. 1750…… O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç.
  • M. S. 2000…… O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye.
Categories: Canlılar Etiketler:

Domuz gribi belirtileri

Kasım 6, 2009 Hasan Gürsoy Yorum yapın
Domuz gribi belirtileri

Domuz gribi belirtileri

Domuz gribi belirtileri:

  • Titreme, ateş
  • Baş ağrısı
  • Burun tıkanıklığı veya burun akıntısı
  • Boğaz ağrısı
  • Öksürük
  • Vücut ağrıları veya letarji
  • İştahsızlık, mide bulantısı veya kusma
  • İshal

Domuz giri belirtileri mevsimsel grip belirtilerine çok benzer. Eğer kendinizi hasta hissediyorsanız işe veya okula gitmek yerine evde kalın. Çünkü virüs bulaşmış bir kişi belirtiler baş göstermeden 24 saat öncesinde ve hastalık geçtikten 7 gün sonrasına kadar virüsü başkalarına bulaştırabilir. Eğer domuz gribi belirtileriniz varsa ve kendinizi hasta hissediyorsanız mutlaka doktorunuza gitmeden, telefon ile danışıp nasıl korunmanız gerektiği hakkında bilgi edinin.

Categories: Hayatta Kal, İnsanoğlu Etiketler:

Bilgisayarın ekranı neden bulanık gösterir?

Ekim 30, 2009 Hasan Gürsoy Yorum yapın

Bunun temel sebebi kurulumunu yeni yaptığınız bilgisayarınızın ekran kartı için gereken doğru sürücünün veya en güncel sürücünün kurulmamış olmasıdır. ATI, Nvidia veya Intel için bu bağlantılara tıkladıktan sonra sitede donanımınızın sürücülerini bulabilir veya Google’da örneğin: Ati hd 5870 driver şeklinde arama yapıp ekran kartınızın en güncel sürücüsünü yükleyebilirsiniz. Sürücü bulabileceğiniz bir çok site olmasına karşın biz size resmi siteler dışında bir siteden indirme yapmamanızı öneririz.

Categories: Bilgisayar, x2's Etiketler:, , , ,

Domuz gribi nedir, nasıl korunulur?

Ekim 21, 2009 Hasan Gürsoy Yorum yapın

Domuz gribi nedir?

Domuz gribi, normalde domuzlarda görülen A tipi grip virüsünün yol açtığı bir solunum hastalığı olarak biliniyor ve bu hastalık hızla yayılabiliyor.

Swine flu - Domuz Gribi

Swine flu - Domuz Gribi

Domuz gribi insana bulaşır mı?
Domuz gribi domuzdan insana ve insandan insana bulaşabiliyor. Virüse karşı insanın doğal bağışıklığı bulunmuyor. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ ya da WHO:World Health Organization), hastalığın kontrolden çıkmak üzere olan geniş çaplı salgın olabileceği uyarısında bulunuyor.

Domuz gribi belirtileri nelerdir?
Belirtiler normal insan gribi belirtilerine benzer ve

  • Ateş
  • Öksürük
  • Boğaz ağrısı
  • Burun akıntısı
  • Vücut ağrıları
  • Baş ağrısı
  • Titreme halsizlik bazı vakalarda kusma ve ishal bildirilmiştir.
    Geçmişte zatürre ve solunum yetmezliği gibi ciddi hastalık ve ölümlere neden olduğu bildirilmiştir.

Domuz eti yiyenler domuz gribine yakalanır mı?
Domuz etinin yenmesiyle domuz gribi virüsü bulaşmıyor. Virüs solunum yoluyla bulaşmakta.

Bu virüs, domuzlarda yeni bir grip türü mü?
İnsanlardaki grip virüsü gibi, domuz gribi virüsü de domuzlarda sürekli değişim gösteriyor. Domuzların solunum yollarında domuz, insan ve kuş gribi virüslerine duyarlı alıcılar bulunuyor. Dolayısıyla domuzlar, virüslerin eş zamanlı bulaşması halinde yeni grip virüslerinin ortaya çıkma ihtimalini artırıyor.

DSÖ’ye göre, Meksika’da ölümlere neden olan domuz gribi virüsü A/H1N1. Bu virüs insandan insana bulaşabiliyor. A/H1N1 virüsü, insan, domuz ve kuş gribi virüslerinin karışımından oluşuyor.

Domuz gribinin tedavisi var mı?
Oseltamivir veya zanamivir kullanımı domuz gribinin önlenmesinde CDC tarafından tavsiye edilmektedir. İlaç kullanımı hastalığın seyrini hafifletmekte ve daha hızlı bir iyileşmeyi sağlayabilmektedir. Bunun yanı sıra ciddi komplikasyonların da gelişmesi engellenmiş olur. Antiviral ilaçlara, semptomların görülmeye başlamasından itibaren ilk iki gün içinde başlanması gerekir.

Domuz gribinin aşısı var mı?
Evet var.

500 bin dozluk domuz gribi aşısı Türkiye’ye geldi. Ankara ve Diyarbakır’da görülen vakalar yüzünden bazı okulların tatil edilmesiyle paniğe kapılan vatandaşlar, doktorların ağzından çıkacak kelimelere bakıyor.

PROF. DR. SERHAT ÜNAL: Bağışıklık sistemi zayıf olana öneririm
DOMUZ gribi binde 1-1.5 öldürüyor. Şu haliyle mevsimsel gribe göre daha az tehlikeli gibi düşünülmemeli. Bir virüsün tehlikesini, ne kadar sıklıkta görüldüğü ve ne kadar çok öldürücü olduğu belirler. Domuz gribi az öldürüyor ama çok sık görülüyor. Virüsün çok hızlı yayılması halinde kısa sürede, başta sağlık çalışanları olmak üzere çok kişiye bulaşmasıyla ciddi iş gücü kaybına, tedavi için ekonomik zarara, eğitim sisteminde aksamalara yol açacaktır. Domuz gribi aşısını da aynı mevsimsel aşı da olduğu gibi, ‘65 yaş üstü bağışıklık sistemi zayıflamış olanlara, karaciğer, böbrek, kalp yetmezliği çekenlere, kanser tedavisi görenlere’ yapılmasını öneriyoruz. Yumurtaya alerjisi olanlar yaptırmamalı. Mevsimsel aşı olanlar aynı zamanda domuz gribi aşısı da yaptırabilirler.

DOÇ. DR. ÖNDER ERGÖNÜL: Soğukkanlı olun DSÖ’yü dinleyin
BİR sağlık çalışanı olarak bu aşıyı vurulmam gerekiyorsa vurulurum, hastalarıma da tavsiye ediyorum. Muhtemel bir salgında sağlık çalışanları aktif çalışmak zorunda. Üç günlük iş güç kaybı sıkıntı yaratacağından, bu hizmetlerin aksamaması için aşı olmak isterim. Evet kafa karışıklığı var, ancak soğukkanlı olmayı öneriyorum. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü’nü rehber alıyorum. Bu kurumun belirlediği risk gruplarına tavsiye ediyorum. Kamuoyunda DSÖ’ye ve ilaç firmalarına yönelik eleştiriler var. Şu ana kadar gördüğümüz bilimsel verilerin içinde olumsuz bir şey yok. Kahve sohbeti yapar gibi karşı çıkılması kafaları karıştırıyor. Hastalıkla ilgili paniğe yol açacak açıklamalar yapılması da doğru görmüyorum. Bilimsel araştırmaların azlığı ifadesi, kobay olacağız gibi söylemler de yanlış.

PROF. DR. AHMET R. KÜÇÜKUSTA: Çok yeni, yan etkileri şüpheli
OTUZ seneden beri uygulanmakta olan grip aşılarının etkinliği bile ciddi şekilde tartışılırken, henüz çok yeni üretilen bir aşının ne derece etkili olacağını bilmek mümkün değil. Her sene olağan gripten 250 bin -500 bin insan ölürken, domuz gribinden bu güne kadar ölen insan sayısı sadece 4 bin 500. Aşının çok kısa sürede üretilmiş olması ve katkı maddeleriyle ilgili yan etki ihtimalleri de hesaba katılmalı. Grip aşısına veya domuz gribi aşısına karşı değilim. Ben gerekliliği, etkinliği kesin olarak bilinmeyen ve yan etkileri konusunda şüpheler olan aşılara karşıyım. Olağan grip aşısını da etkinliği konusundaki kesinliği hakkında emin olmamakla birlikte ağır kalp, şeker, böbrek, KOAH hastalarına, bazı kan hastalığı ve bağışıklık yetersizliği olanlara tavsiye ediyorum.

PROF. DR. MUSTAFA BAKIR: Tehlikeyi görmek lazım, yaptırılmalı
BİR hekim olarak kendim de domuz gribi aşısını vurulacağım, çocuklarıma da yaptıracağım. Domuz gribi mevsimsel gribe oranla 5-10 kat daha fazla ölüme yol açıyor. Eğer kronik hastalığı varsa kişide ölüm oranları daha da yükseliyor. Biz Dünya Sağlık Örgütü’nü örnek alıyoruz. DSÖ, daha önce dünya medyasında çıkan haberlerin yanlış olduğunu açıkladı. Karşı çıkanlar önce DSÖ’nün sitesine girip oradaki bilgileri okusun. Sadece antikor geliştiriyor demek yalan söylemektir. Bütün dünyada ülkeler aşıyı harıl harıl yaparken, bunları tartışmak yanlış. Bu aşıda kullanılan adjuvanlar, 50 yıldır çocuklara kullanılan aşılarla benzer maddeler içeriyor. Yakın tehlikeyi görmek lazım. Ben bu yüzden hastalarıma vurulmalarını tavsiye ediyorum.

‘Termal kameralar’ artık önemini yitirdi

TÜRK Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları (KLİMİK) Derneği üyeleri yaptıkları bir toplantıyla domuz gribinden korunma ve yapılması gerekenler konusunda bir rehber belirledi. Buna göre, bu süreçte öncelikle yapılması gerekenler şöyle: Termal kameralar önemini yitirdi. Artık havalimanlarından kaldırmalı.

  • Yurtdışından gelenlerin doldurması istenen formlar da tıpkı termal kameralar gibi gereksiz.
  • Öksürürken ve hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatın. Kullandığınız mendilleri hemen çöpe atın.
  • Ellerinizi sabunlu suyla yıkayın. Su ve sabun bulamazsanız alkollü temizleyiciler kullanın. ‘El hijyeni’ uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biridir.
  • Ellerinizi ağız ve buruna götürmeyin. Virüs bu yolla yayılabilir.
  • Çevrenizdeki hastalardan uzak durun.
  • Hastalanınca vakit geçirmeden doktora başvurun. Mümkünse okula ve işe gitmeyin.

Yararlı bağlantılar:

Neden Google kullanmalıyız?

Ekim 18, 2009 Hasan Gürsoy 1 yorum

Google benzersiz bir şekilde gelişmiş yazılım ve donanım olanaklarını kullanır. Farkettiğiniz gibi hızımız kendi arama algoritmamız ve binlerce düşük bedelli PC’lerin ağ üzerinde birlikte çalışmasıyla bir süperhızlı bir arama motoruna dayanır.

Yazılımımızın kalbi olan web sayfalarını derecelendirme sistemi,PageRank(TM) aynı zamanda kurucularımız olan Stanford Üniversitesinden Larry Page ve Sergey Brin tarafından tasarlanmıştır. Ve hergün düzinelerce mühendis Google’ı her yönden geliştirmeye çalışırken, PageRank bütün web arama araçlarımız için temel oluşturmaya devam eder.

PageRank Açıklandı
SayfaDeğeri(PageRank), sitenin doğal demokratik yapısına ve link içeriğine uygun olarak sitenin değerinin bir göstergesidir. Aslında Google, bir linki A sayfasında B sayfasına, B sayfası için A sayfasını kullanark bağlar. Fakat Google aynı zamanda sayfanın hakkının yenmemesi için bazı içerik analizleri de yaar. Kendisini “önemli” yapan oylar alan bir site önem sıralamasında diğer sitelerin üzerine çıkacaktır.

Önemli, yüksek kalitesi olan siteler, Google’ın her arama yapıldığında hatırladığı, daha yüksek PageRank’a (Sayfa Sıralaması) sahip olurlar. Tabiki, önemli sayfalar eğer aradığınız sorgu ile uyuşmuyorsa size birşey ifade etmezler. Bu sebeble, Google aramalarınızda hem önemli hemde konu ile ilgili sayfaları bulmak için PageRank’i karmaşık bir metin uyuşma tekniği ile birleştirir. Google aradığınız terim’in kaç defa sayfada görüntülendiğininde ilerisine gidip o sayfanın içeriğini tüm yönleri ile inceleyip (ve o sayfaya link veren sitelerin içeriğini) sizin sorgunuza iyi bir sonuçmu diye karar verir.

Bütünlük
Google’ın karmaşık, otomatikleştirilmiş yöntemleri, arama sonuçları üzerinde insan müdahalesini son derece zor hale getirmektedir. Ve, sonuçların üzerindeki ve yanındaki alanlara reklam yerleştirsek de, Google arama sonuçlarının içinde reklam yeri satmamaktadır (Mesela, kimse daha yüksek bir PageRank satın alamaz). Google’la yaptığınız her arama, aradığınız konuyla alakalı yüksek kaliteli web sitelerini bulmanın basit, dürüst ve tarafsız bir yoludur.

Neden Google?

Çünkü Google en uygun arama sonuçlarını — ilk ve hızlı — ulaştırır. Web üzerindeki inanılmaz miktarda bilgi, bu bilgiyi yararlı ve ulaşılabilir bir şekilde gösterebilen kusursuz bir arama servisi gerektirir. Güçlü bir arama aracı olmadan belirli bir web sitesini bulmak imkansız derecesinde zordur.

Google webe düzen getirir.
Google bilgi karmaşasına düzen getirmek için tasarlanmıştır. Bir arama servisi nasıl olmalıysa öyledir; düzenlenmiş, sınırlanmış bir dizin veya veya yüksek sıraları satılmış bir sonuç listesi değildir, Internet’i kendi yapısına göre organize eden düşünülmüş bir yöntemdir.

Google kullanıcılarının 1 milyondan fazla URL’yi aramasına imkan sağlar.
1 milyondan fazla URL’yi içeren Google’in indeksi türünün ilk örneğidir ve internetteki en kullanışlı sitelerin en geniş kolleksiyonunu sunar.

Google sadece sizin yazdığınız terimleri içeren sayfaları gösterir.
Diğer arama motorlarının aksine, Google sadece sizin aramak istediğiniz terimleri, metinlerinde veya linklerinde içeren sayfaları bulur. Arama terimlerinizle ilgili olmayan sonuçlarla hayal kırıklığı yaşamazsınız.

Google arama terimlerinizi sayfaların içinde işaretler.
Google’ın arama sonuçları, aradığınız tüm kelimeleri içermekle kalmaz, Google ayrıca aranan kelimelerin sayfaların içindeki yakınlığını da analiz eder. Diğer pek çok arama makinesinin aksine Google, sonuçları, aranan kelimelerin sayfa içindeki yakınlığına göre öncelik sırasına dizer. Aradığınız kelimelerin birbirine daha yakında bulunduğu sayfaları öne çıkarırız, böylece ilgisiz sonuçlar arasında dolaşarak vakit kaybetmezsiniz.

Google her sonuçla ilgili bir önizleme olanağı sunar.
Asla değişmeyen web sayfası özetleri yerine, Google arama sonuçlarında sizin aradığınıza uygun metinleri alıntılar. Bu özellik, ilgisiz bir web sayfasını yükleyerek zaman kaybetmenizi engeller.

Google size kendinizi şanslı hissettirebilir!
Google, şirket isimleri gibi bilindik terimleri aradığınızda doğru sonucu en başta karşınıza getirmek konusundaki başarısıyla öne çıkmaktadır. Bu yeteneğimize o kadar güveniyoruz ki, sizi aramanızın sonucundaki ilk web sitesine doğrudan götüren bir “Şansım Yerinde” düğmesi yerleştirdik. Google’ın “Şansım Yerinde” özelliği, sizi işe yarayacak bilgiye en çabuk yoldan ulaştırmayı amaçlamaktadır.

Google web sayfalarını belleğinde tutar.
Google sizin için sayfanın sunucusuna geçici olarak ulaşılamadığında görüntülemek için birçok web sayfasını önbelleğinde saklar. Alacağınız bilgi daha az güncel olacağına rağmen, bu önbellekteki materyali izlemek çoğu zaman normal bağlantıyı izlemekten daha hızlı olacaktır.

kaynak

Categories: Bilgisayar, Teknoloji Etiketler:, ,

Neden terleriz?

Ekim 18, 2009 Hasan Gürsoy Yorum yapın

Genel olarak sıcaklığının yükseldiği, dans, spor gibi fiziksel aktiviteler sırasında terleriz. Terleyerek vücudumuzun ısısını sabit tutmuş oluruz. Bunun için vücuda yayılmış en az 2 milyon ter bezi görev yapmaktadır. Fiziksel aktiviteler dışında da heyecan, korku, utanma ve sıkılma gibi pek çok olay, fizyolojik bir neden olmadığı halde bizi terletir.

Vücut ısısı dış sıcaklıklar veya gerilim yüzünden artış gösterdiğinde kan dolaşımı hızlanır. Böylece, ter bezlerinin aktif hale geldiği vücudun üst kısmına doğru bir sıcaklık akımı başlar. Deri üzerinde oluşan ter bu durumda hemen buharlaşıp, deriyi soğutur. Bu sayede insan bir gün içinde kendini fazla yormadan iki litreye kadar su kaybeder. Terlemenin ikinci önemli fonksiyonu ise vücuttaki zehirli maddelerin dışarı atılmasıdır. Bu nedenle saunalara sık sık gidilmesi önerilir.

Aynı koşullarda terleme oranı kişiden kişiye göre de değişebilir. Ortalama olarak bir insan günde 0.5 ile 1 litre arası terler.

Terleme nedir?

Terleme tümüyle istemimiz dışında gelişen, metabolizmamızın doğal bir fonksiyonudur. Üstelik vücudumuz için iki önemli işlevi vardır; cildi nemlendirip, vücut ısısını sabitler ve vücudun boşaltım sistemine katkıda bulunur.

Ter aslında salgılandığında renksiz ve kokusuzdur. Fakat, bakteriler koltukaltı gibi sıcak ve nemli ortamlarda hızla çoğalarak bu salgının kötü kokmasına neden olur.

Terlemeye karşı ne yapabiliriz?

Ter kokusu için çok çeşitli çözümler var. En önemlisi temiz olmak. Bunun yanısıra da terlemenin yarattığı rahatsızlığı bir takım önlemler alarak en aza indirebilirsiniz;

Rahat ve hava alan kıyafetler giyin. Özellikle pamuklu kıyafetleri tercih edin.

Vücut temizliğine özen gösterin. Özellikle koltuk altında oluşan istenmeyen tüyleri alarak kötü kokuyu büyük ölçüde önleyebilirsiniz.

Kahve, alkol ve yakıcı gıdalardan uzak durun.

Ne kullanmalıyız?

Ter kokusunu azaltmanın iki yolu var; Deodorant ve antiperspirantlarla gün boyu hoş kokmak çok zor değil. Ancak deodorant ve antiperspirant birbirinden ayrı şeylerdir. Bu iki ürün en çok terlemeye karşı verdikleri savaş konusunda birbirlerinden ayrılırlar;

Deodorantlar

Deodorantlar antibakteriyel bazı maddeler ve alkol içerirler. Bu sayede de bakteri üremesini denetim altına alarak, ter kokusunun oluşmasını önlerler. Terin ayrışması için bakteriler belirli enzimlere gerek duyar. Bu nedenle bazı deodorantlar bahsedilen bu tür enzimlerden içerir. Diğer yandan ise daha çok parfüm yağları içerdiklerinden dolayı da güzel koku yayarlar. Örneğin Fa dedodorantları hijyenik tazelik sunarlar ve bu sayede de bakteri artışını durdururlar. Bu sayede deri hem korunmuş hem de bakım görmüş olur.

Deodorant kullanırken dikkkat etmeniz gereken en önemli nokta deodorantı temiz ve kuru koltuk altına uygulamanızdır. Terli bir koltuk altına deodorantı sıkmak, oluşmuş ter kokusu ile deodorantın karışımından oluşan daha ağır ve kötü bir kokuya neden olur. Ayrıca giysinin üzerine sıkmak da kokuyu engellemez. Bu arada sprey deodorantları, koltuk altına 15 cm’lik mesafeden kutuyu dik tutarak püskürtmeniz gerektiğini de sakın unutmayın.

Anti-perspirantlar

Antiperspirantlar, terlemeyi deodorantlara oranla daha fazla önlerler. Ter oranını ayarlayıp, çok fazla ter üretilmesine engel olurlar. Ter üretimini aliminyum tuzları sayesinde engelleyip, ter bezlerini sıkıştırırlar. İçerdikleri alüminyum kloride ve benzeri aktif maddeler ile vücuttaki terlemeyi engeller, nemi azaltır ve kokuları sayesinde de tazelik verirler. İçindeki maddelere göre etki süresi ve gücü değişim gösterir.

Ancak antiperspirant ürünler daha çok pudralı formül içerdikleri için, genellikle koltuk altına uygulanmalıdır. Kıyafet üzerine sıkılan antiperspirant ürünlerin hiçbir etkisi yoktur. Koltuk altına sürülen antiperspirant ürün, ter bakterilerinin pudra tabakası dışına çıkmasını engeller ve böylece bakteriler kuruyup gider. Alkol içermediklerinden dolayı vücut için son derece hafiftirler. Ayrıca ferahlatıcı bir etki sağlarlar.

Tercihiniz ister deodorant, ister antiperspirant olsun, her ikisi de ter kokusunu azaltmak ve günlük yaşamda karşılaşacağınız gergin veya stresli anları kolaylaştırmak için size yardımcı olacaktır.

Categories: Canlılar, Neden Etiketler:,